22 12 2009

Paris'in en iyi pastaneleri III, Dalloyau, Pierre Marcolini, Michel Cluziel ve Mim


Fransa'da her gün en az 4 yemek kitabı  yayınlanıyor ve ilerde ayrıntılı bahsedeceğim üzere Paris'te sadece yemek kitabı satan 3 tane kitapçı var. Paris'te 2 milyon kişi yaşıyor, 2008 yılında gelen turist sayısı 29 milyon. Dünyada ilk turistik gezinin yapıldığı bu kent halen dünyanın en çok ziyaret edilen şehri.   Şehir ünvanını hak ediyor, son derece lüks magazaların yanında halen geleneksel dokusundan bir şey kaybetmmiş dükkanları, sokakları var. Önce sanatın sonra modanın merkezi olan Paris bu unvanlari kaybetse de her daim gastronomi'nin başkenti olmaya devam ediyor özellikle de çikolatanın. Bu şehre sadece pastane yada kitapçı gezmek için bile gelinir. Fetiş halini almış pastalara doğru gezintimize devam edelim.



Yemek kitapları kutularda yanında madeleine, financier, cremes brulée, charlotte, mini muffin, küçük tart kalıpları yada tuzlular için terrines, cocottes'larla beraber satılıyor.

Dalloyau Pastanesi




Bu pastane sahipleri 1682 'de fırın olarak işe başlamışlar 14.Lui'nin kardeşi, ağbisine yaptıkları küçük ekmekleri önermiş, kral beğenince Versay sarayında çalışmaya başlamış Mösyö Dalloyau ve bu şaşalı hayat kralların kafası giyotinle kesilene kadar devam etmiş. Devrimle işsiz kalmamış halka dönmüş Mösyö. Geçen sene Çikolata fuarında en iyi çikolata üreten pastane ödülünü de alan bu pastanenin en ünlü ürünü "Opera". Alt resimde en üst soldaki şahane pasta.Kahve şurubu emdirilmiş 3 kat ince bisküvinin arası kahveli tereyağlı kema  ile doldurulup üstüne çikolata ganaş dökülmüs öf ki ne öf.


Michel Cluziel Çikolatacıları


Michel Cluziel dünyada nadir rastlanan çikolata ustalarından. Cikolatayi içine soya lesitini katmadan işliyor özellikle soyanın GDO' lu olup olmadığının bilinmediği şu günlerde tadı yanında kalitesi ile de öne çıkıyor. Geçen sene olduğu gibi bu senede çikolata fuarında en iyi çikolatacı ödülünü kazandı. 4 çocuğuyla birlikte Normandiya Damville'de üretim yapıyor, komşum ama henüz ziyarete gidemedim. Paris'te ki dükkanının vitrinine yapıştım çünkü içinde kocaman çikolata çeşmesi var. Çok kaliteli gerçek çikolataya buyrun:)




Pierre Marcolini Çikolataları



Aslında Belçikalı olmasına rağmen çikolaat düşkünleri tarafından bağra basılan Marcolini mevsimine göre üretimlerini yeniliyor. Safranlı, çaylı ve limonlu, baharatlı çeşitleriyle mutluluk patlamaları yaşatıyor. Fotoğraf yasak o yüzden vitrinle idare edecegiz!


Geleneksel ev önü fotoğrafları serisine devam. 2009'u tatlı bitirelim dedim, çarşamba itibariyle yollara düşeceğiz, Paris'te noel, ordan İsviçre sınırinda Besançon ve yılbaşı için Burgonya bölgesi ancak yeni sende eve döneceğiz. O yüzden arada yazamaz isem herkese harika ve çikolata kokulu yeni yıllar diliyorum.

Bu yaziyi dun yazmistim ardindan kek ve kahvenin mimi geldi.Tesekkurler,  2010'dan ne bekledigimi dusunmemistim bu vesileyle bir yuzum kara olarak! isteyelim bakalim.

1-Saglik ve huzur,
2-Bahceli bir ev icinde bio sebzelerimi, rengarenk ciceklerimi yetistirebileyim,
3-15 kilo vereyim:) her senenin klasigi!,
4-Leonardo'nun ikiz kardesleri olsun boylece istedigim kocaman aileye kavusabileyim.(Evlatta edinebiliriz sadece sartlar olussun),
5-Kitap cevirileri yapayim,
6-Hazirlamakta oldugum fransizca/ingilizce yemek terimleri sozlugum basilsin,
7-Tekrar yogaya baslayayim hatta meditasyona da!
8-Duzenli spor yapma disiplinim olussun.
9-Fransua'ya cok istedigi pianoyu alalim,
10-Oglumla ve birkac gunlugune onsuz baska ulkelere gidelim, Istanbul dahil.
11-Cocuklar ve hayvanlarin degerinin bilinmesi ve her turlu kotulukten korunmasi.
12-Baglantimi kaybettigim dostlarimi yeniden bulmak istiyorum,
13-Belki bir is ama sevdigim beni hayattan bezdirmeyecek turden:) Dedim ben isteyenin yuzu bir kara diye,
14-Bloguma birakilan yprumlarin cogalmasi ve bu sayede yeni insanlarla tanismak, tanistiklarimla arkadasligimizin ilerlemesi,
15-Daha enerjik olmak ve saglik sorunlarimin kaybolmasi, Varis corabindan kurtulmak
16-Cok ogrenmek istedigim sey var gerekli vakti bulup okumak, ozumsemek, birazda daldan dala atlama huyumdan kurtulmak,
17-Seramik ve resimde ilerlemek,
18-Yemekler pisirmeye ve onlari kocaman sofralarda paylasmaya devam etmek,
19- Daha sabirli, daha az duygusal ve sakin olabilmek, farkindaligimin artmasi,
20-Anneme ve arkadaslarima bir koca ya da iyi bir sevgili:), sevmek sevilmek
21-Guzel oglusumun sagligi, keyfi, mutlulugu ve gulumsemesinin hic kaybolmayacagi bir sene, bana mamuska diye seslenmeye devam etmesi:) (babasindan ogrendi)
22-Egomdan tamamen kurtulmak, iyi bir insan olmak,
23-Ihtiyar dunyamiza daha az zarar vermek,
24-Sahip olduklarimin degerini bilmek diyerek bu uzun listeyi tamamlayayim.

Bende (bu mim isinde sinirlama var mi?) Hedikli ev, bahar karlari(fena halde hamile kendileri:) (Acalya, Ozlemaki (soylecek cok seyi oldugunu tahmin ettigimden:), merak ettigimden Zeynep, Yeliz, Mimosa, Calanon, Mehmet Vuran ve Narince'yi mimliyorum:)





20 12 2009

Kar ve çorba

kekikler dayanikli
geleneksel ev onu manzarasi


Kar yağarken evde mutlaka bulunması elzem sıcak bir çorba için Şale çorbası tarifi. İçmeden önce dışarda kar topu oynayıp kardan adam yapmak şarttır ona göre:)



Bu tabloda turplar, havuclar, pancar, yer elmasi, rezene ve iki renkli salgam yer aliyor.



Bu arkadasin fransizcasi navet ingilizcesi turnip ben Istanbul'da gormedim. Bir cesit salgam oldugunu dusunuyorum!




şale Çorbası
6 kisilik

400 gr patates
60 gr ıspanak
60 gr kuru fasulye önceden ıslatılmmış
400 gr havuç, pancar,pırasa, soğan karışımı iri doğranmış
1/2 lt süt
150 gr krema
40 gr tereyağı
250 gr salam yada iyi cins sosis irice doğranmış
100 gr comté yada kasar peyniri
cevzi bevza
tuz, karabiber

1-Tüm sebzeleri eritilmiş tereyağında biraz kavurun.
2-Bir tencereye sebzeler, süt, kuru fasulyeleri ekleyip 45 dk kaynatın. Baharatları ekleyin.
3-Krema ve rendelenmiş peyniri ve irice dilimlenmiş salam yada sosisi ekleyip sıcak servis yapın.



coco fasulyesi misket gibi yusyuvarlak ve kurutulmus sosisler


Karin buzun dusmani ates!
                                                                                                                                                                                                                                                                                  

18 12 2009

4 çocukla kurabiye hazırlıkları


Dört çocuğum olsa herşey daha kolay olurmuş beraber oynadıklarından bana sadece göz atmak kalıyor. Üstelik büyükler küçükleri gözetiyor. 7 yaşında Zara, Max, 4 yaşında Camille ve 3,5 Leonardo nasıl kurabiye yaptılar buyrun burdan  bakın. Çok keyif aldığımdan geleneksel hale getireceğim.







arada azdilar tabi ki:) benim sapkam ve ayakkabilarim!



                                                                 kutuda boyle gozukuyorlar



Hediye kutulari beraber yapildi ve seramik hocama diger ogreciye ve sevdigim birkac insana bir kutu kurabiye hediye ettim. Ev mis gibi kurabiye koktu, civil civil cocuklar iste mutluluk.Besinci denemede istedigim tadi yakaladigim elmali tarcinli Turk, Ingiliz Londra'da azdigim gunleri hatirlatan mince pie ve cesitli baharatlarla hazirlanan zencefilli kurabiye. Ustunu suslediklerim bir cesit sablé Leonardo'nun hazirladigi. Yumurtayi kabin kenarina vurarak kiriyor icine dusen kabuklari topluyor arkadas. Mikserli bir videosu var deli gibi egleniyor!




bes kardesler :)


Kar bekleyen Normandiya havasi!
Eskiden video ekle secenegi vardi simdi kayboldu bulamiyorum! Mikser kullandigi videoyu onun bloguna ekledik. Oraya bakabilirsiniz. http://leonardo-levend.blogspot.com/
Hepinize kurabiye kokulu mutlu gunler dilerim:) Isteyen olursa tarifleri yazarim simdi usendim!

14 12 2009

imece usulü elma şarabı üretimi, noel çekilişi ve karamelli ananas tatlısı


Haftasonu 12 haneli bir köyde yaşayan arkadaşlarımızı ziyaret ettik. Şehir hayatından bıkan ve yaşam kalitesini yükselmek isteyenler köye dönüş akımı çoktan başlattılar. Valérie fransizca öğretmeni, Frederic makina mühendisi gölün kenarında kocaman bir bahçe içinde harika bir evde yaşıyorlar.  Tüm köy toplanıp  elma şarabını beraber yapıyor. Elbirliği ile olgunlaşmış yani sadece yere düşen elmalar toplanıyor, yukarıdaki 100 yıldan fazladır Goupil ailesine ait kocaman fıçıya bir kat saman bir kat elma döşenip bekletiliyor arada kocaman manivela çevrilerek elmalar eziliyor. Alttan çıkan elma suyu yandaki kapta süzülerek biriktiriliyor. Fr ve ben bu şıranın tadına baktık, şekeri artmış mis elma suyu.Toplanan elma suyunun bir kısmı meşe fıçılara konup bekletiliyor ve nihayetinde hafif ve mis kokulu elma şarabı elde ediliyor. Bir kısım elma şarabını yılda bir kere köye gelen traktöre yüklenmiş imbikte buharlaştırılıp damıtılarak elma brendisi calvados elde ediliyor. Tüm bu etkinliklerin sonunda kocaman sofra kurulup beraber yemekler yeniliyormuş kadınlar, erkekler ve çocuklar ile köyün kedi ve köpekleri. Kim orda olmak istemez değil mi ? Köyde ayrıca Fransa motocros şampiyonu babadan itfayeci bir ailede var. Evleri itfaiye müzesi gibi heryerde objeler. Çocuklar evde yanlız kalabiliyor yada bahçede oynayabiliyor, sıkılınca komşunun midillisine binip geziyorlar. Leonardo'yu zorla alabildik gitmemek için ağladı!   



Elmara bu disliler arasinda ezildikten sonra koca carkli ficiya konuyor.





Haftasonun başka bir güzelliğ cumartesi günü noel çekilişini kazandığıma dair aldığım telefon oldu. İlk defa birşey kazandım hayatımda hem de Fransa'da! sembolik olarak çok önemli benim için. 70 euro değerinde bu sepette en sevdiğim şeyler var, sanki ben hazırlamışım gibi. Tuzlu tereyağ  ve krema ile yapılmış caramel (caramel beurre salé), kara kiraz reçeli, çay ve kırmızı meyvelerle pişirilmiş armut reçeli, kemalı calvados ve nane likörü, chutney olarak bildiğimiz fransızların confit de dediği sirkeli, şekerli, tuzlu çatniler ( zencefil, hardal tohumlu soğan ve elmalı mango ve soğanlı, elmalı  incir çatnisi), bir kutu karamel doldurulmuş çikolata, koca bir kavanoz kremalı tuzlu karamel. Fotoğraflarda göreceğiniz gibi ağzım kulaklarımda şimdi sıra lotoda ama di mi?










Aldığımız ananas olgunlaşmamıştı bende atmayip onu tatlı haline çevirdim. Ananaslar doğranır ve 1 kaşık terayağı ve 3 kaşık şekerle hafifçe renk değiştirene kadar çevrilir, 2 kaşık yoğun krema eklenir kaynama kabarcıkları görülünce 1-2 kaşık rom dökülüp bir kibrit çöpüyle ateşe verilerek flambée edilir. Karamel haline gelmiş sosla ılıkken servis yapılır.


07 12 2009

Sıcak şarap ve ıvır zıvır




Smoke filmindeki gibi bende her gun evimin onunu fotografliyorum:)

Yazacak o kadar çok konum varki sonunda böyle ne yapacağımı bilmiyorum.Paris pastaneleri, kütüphaneleri, Fransa'da Türk mevsimi ve gördüğüm sergiler, Pompidou, Burgonya bölgesi pazarı ve şarapları, Saint Malo keşişi ve oyduğu dağ, Türk kimliği, postcrossing, couchsurfing ve yüzdeeeli, peynirler, şaraplar, artık yere göğe sığmayn yemek kitaplarım ve bir sürü tarif  vsvs.



yeni yaptigim kapi susum kirmizi yesil cok yakisikli

Bizim yüzyıllık meydana ki takip edenler bilir bir çeşme ve çevresinde tiyatro, adalet sarayı, kafelerden oluşan her perşembe günü pazar kurulan tarihi meydan, aralık ayı boyunca noel pazarı haline dönüştü. Her yer ışıl ışıl heyecan verici tabi sıck şarap satmaya da başladılar. Soğukta içimizi ve ruhumuzu ısıtn sıcak şaraba bayılıyoruz ancak Paris'te olduğu gibi fincanda değil plastik bardakta veriyorlar ki plastik düşmanı birine no passaran, üstelik tadıda değişiyor. Hemen eve gelip geleneksel sıcak şarabımı kaynattım, termosa doldurup pazar ziyaretine gittiğimiz arkadaşlarmıza götürdük. Biz mutlu dünyamız mutlu.



Mumsuz olmaz hele de kirmizi olursa

Sıcak şarap
1 şişe kırmızı şarap
4-5 karanfil
1-2 çucuk tarçın ancak toz olarak ta eklenebilir tadı arttırıyor
3-4 kakule
bir parmak zencefil rendelenmiş
1 elma sekiz bölünmüş
1 portakal kabukları rendelenip suyu sıkılmış, rendeler, suyu ve kabuklarını koyun karışıma



Tüm malzemeler bir tencereye konur vakit varsa en az 1 saat bekletilir yoksa kaynama noktsına kadar pişirilir ancak kaynamaması lazım yoksa alkol uçar tadı bozulur.
Tercihen toprak fincan yada kaplarda servis edilir.
2 avuç şeker ancak arzuya göre azaltıp çoğaltılabilir.



03 12 2009

Kış meyveleri ile hazırlanmış tart ve goji yemişli brioche (brioş okunur)



karanfilli portakallarim



Yilbasi simgelerinden turkcesiyle coban puskulu fransizcasiyla houx ingilizcesiyle holly. Yildiz parkina giderseniz romanlerin toplayip demet haline getirdigini gorebilirsiniz:)

Sabah sabah sinirim bozuldu yine, ütü yapmak için birini arayan arkadaşıma tanıdığım bir Türk kadını tavsiye ederek Gül'u aradım Saati 12 euro üstelik eve getirip iş bitince alacak, mis yani. Arkadan kocası bağırıyor "evlimiymiş kadın" diye. Buyur burdan yak. Ne alaka yahu ütü yapacak evli olsa ne yazar. Ustüne namusla ilgili decaf latte'nin yazısı ve baglantilarini okudum, hava da karanlık içim daha da karardı. Yazı sayesinde güzel işler yapan bir yöntmeni Binnur Karavli'ni keşfettim. Cherboug'da yaşayan fazla Türk aile yok, kadınları bir tek pazar olduğunda görüyorum, eve ucuz bir şeyler alıp götürme telaşında yoksa evde kapalılar, Fransızca bilmiyorlar öğrenme fırsatları olmamış kaç kere araya girip çevirmenlik yaptım. Fransızca ders vereyim dedim kocalardan izin çıkmadı. Kocaların metresleri tamam ama onlara herşey mübah. Zaten Fransız toplumu bayılmıyor yabancılara, birde dilini konuşmayınca eve kapanmak dışında bir seçenek kalmıyor. Bir kahve içelim oturup bir yerde, yok bey "kahvehaneye" yollamıyor. Bu zihniyet deli ediyor beni ama uğraşıcak halim yok. Genellikle 60 larda nükleer santral inşası için gelmişler büyük kısmı geri dönmüş gelenler o yıllarda kalmışlar, arada Tükiye gelişti (nispeten) bunlar aynı. Yaziyi yazdiktan sonra Turk kimligi uzerine bir yazi okudum. Ilginc geldi goz atmak isteyenlere!


Çarşambaları okul yok çocuklara, ailesiyle daha fazla vakit geçirebilsin diye. Leonardo'yu oyalamak lazım yoksa iki dakika internete bile bakamıyorum."Anne çalışma" diye bas bas bağırıyor. Dün ağacımızı süsledik, bu sene kendi süsledi, heyecandan uyuyamadı. Sabah ilk işi hediye var mı diye kontrol etti. Birlikte takvim yaptık şimdi hediye gününü bekliyoruz ama zaman kavramını tam anlayamıyor anlatması da zor 1 uyku 2 uyku kaldi diyoruz. Noel Baba'ya istediği oyuncakları katalogdan kesip yapıştırarak mektup yazdı. Liste şöyle itfaiye kamyonu ve itfaiyeci kaskı, çeşitli arabalar (ambulans, buldozer, kamyon vsvs) lokomotif, vagon, yük vagonu ve tren istasyonları ve korsan gemisi.


Kış geldi buralara güne 3 derece ile başlıyoruz. Kış demek pırasalı kiş demek benim için. Birde bu sene bizim damak tadımıza çok uygun bir tarti kis menusune ekledim. Orijinalinde elma var ben binbir güçlükle bulduğum ayvalardan koydum. Zengin bir tart bu bir dilimi en tatlı delisi beni bile kesti.


üst kreması,
50 gr badem tozu
1 yumurta
40 gr tereyağı
2 çorb kaşığı rom istege bagli
4 damla vanilya ektresi
50 gr şeker

garnitür için,
2 ayva
50 gr kuru üzüm
8 kuru kayısı
4 kuru incir
40 gr çam fıstığı
50 gr kırılmış badem
50 gr tereyağı
tart hamuru tarif için burayı tıklayabilirsiniz.

1-Bir kaba yumurtayı kırın, şeker, rom, vanilya, badem tozu ve eritilmiş tereyağını ekleyerek karıştırın. Homojen krem kıvamına gelne kadar karıştırmaya devam edin.
2-Fırını 180 dereceye ısıtın. Actıgınız hamuru tart kalıbına koyun. Üstüne hazırladığımız kremayı yayın. En üste ince dilimlediğiniz ayvaları, kayısı, üzüm, fıstık, inciri yerleştirin. Tereyağını zar büyüklüğünde kesip meyvelerin üztüne yerleştirin.
3-30-40 dak arası pişirin, soğuyunca servis yapın.

Ne zamandır Goji yemişi ile ilgili yazı yazmak istiyordum aylar geciverdi.  Meyvelitepe kendi guzelim bahçesinde üretmiş. Mutluluk meyvesi Goji. Meyvelitepe ayrıntılı bilgi vermiş merak edenler ondan okuyabilirler ben bir brioş tarifi vereceğim. Brioş: s,utlu tatlı ekmek hani Marie Antoinette'in meşhur "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" lafının orijinali "ekmek bulamıyorlarsa brioş yesinlerdir".

Bademli goji meyveli brioche (brioş okunur)

7 gr (1 çorba kaşığı) kuru maya
15 ml ( 1 çorba kaşığı şeker
30 ml (2 çorba kaşığı) ılık süt
2 yumurta
200 gr un
1 tatlı kaşığı tuz
85 gr tereyağı küp küp kesilmiş ve oda sıcaklığında
100 gr badem tozu
Bir avuç goji meyvesi 2 saat suda bekletilerek yumuşatılmış

1-Şeker ve mayayı bir kaba koyup ılık sütü ekleyerek karışımı eritin köpürmeye başlayana kadar yaklaşık 5 dk bekletin.
2-Unu ve tuzu karıştırın yavaşca mayayı yoğurarak ekleyin. Mayayı yedirdikten sonra tereyağını yedirin. Top haline getirin ılık bir yerde en az 1 saat 2 kati hacmine ulaşana beklesin. Badem tozu ve gojileri ekleyin bir saat daha beklesin.
3-200 dereceye ısıtılmış fırında 35-45 dakika arasi pişirin.
O kadar uzun zaman beklemisim demek ki fotograflari bulamadim!



30 11 2009

Normandiya içecekleri; elma şarabı ve brendisi ile beaujolais, moelleux, beyaz sek ve rosé şarapları

İki önceki post'tan devam edelim. Senlik'te şaraplar önemli yer tutuyordu. Şaraptan bahsetmek ne zamandır projelerim arasında üstelik en az iki kişinin ilgilenecegini biliyorum. (Bağı olan ve şarap üreten Mehmet ve şarap seven daha fazla bilgi isteyen sevgili Ünver). Şenlik vesilesiyle bu engin denize açılalım. Şarap deyince ilk aklıma gelen Alpullu'da ki akrabalarımızı ziyarete gittiğimde mahallenin genç kızlarının bir araya gelip hem oğlanları çekiştirmesi hemde kırmızı şarap içmesiydi, 15-16 yaşındaydım sanırım, tadına baktım ve sevmedim. Sonraki yıllarda üniversiteye giderken köpek öldüren hayatıma girdi, o yiıllarımızda şarap kırmızı ve beyaz arasındaki farkı bilmekten ibarett i:) Sonra Türkiye'deki şarap üreticileri de hareketlenmeye başladı. Amerika ve Ingiltere bana güzel şarabın kapılarını açtı ama şarap içmeyi öğrenmem için Fransa'ya gelmem gerekliymiş. Istanbul' da şarabı iyi yada kötü olarak( bozuk yada değil) diye ikiye ayırıp en beğendiklerimizi önce içip yüz vermediklerimizi gecenin sonunda bitirmekten ibaret olan şarap kültürüm ilk darbesini eşimin ailesinin yanında aldı. Fransua'nın babası onu bir kenara çekip konuşmuş Beste şarap içmeyi bilmiyor cık cık cık demişti: ) ki ben onların yanında yavaş ve az içmeye gayret ederken! İlk yudumu tatmaya gayret edip geri kalan yudumları boğazdan aşağı hızla yuvarlamak ve kinci yudum için bir süre beklemek onları kandırmaya yetmemiş anlaşılan!
 Fransua'nın babasının evinde ve bir çok fransız için misafirler gelince ilk olarak şampanya ya da aperetif bir içkiyle başlanır. Bu aperatif tatlı Portekiz şarabı Porto olabileceği gibi beyaz şaraba biraz siyah frenk üzümü şurubu katılarak elde edilen "kir" yada şampanyaya eklenmesiyle "kir royal". Birinci kadeh böyle sohbet edilip, hazırlanan ufak tadımlıklar yada cips, tuzlu biskuviler eşliğinde yavaşça! içilir. Sonra sofraya geçlir genellikle ilk yemeğin eşliğinde beyaz ya da genç bir kırmızı şarap ikinci kadeh içilir. Ana yemek eşliğinde yıllanmış bir kırmızı şarap açılır, tadına bakılır, yorumlanır (olmazsa olmazıdır) üçüncü kadeh içilir. Kadeh derken 2 parmak şaraptan bahsediyorum kadehi ağzına kadar doldurma asla göz yumulmayacak bir  hatadır. Şarap yavaş ve küçk yudumlar halinde içilir/tadılır. Ana yemekten sonra salata gelir bunun amacı boğazımızda kalan yağların temizlenmesi ve peynire hazır hale gelmesidir, bu arada su içilir çünkü salata sirkesi şaraba yazık eder. Ardından peynir tabağı gelir, içi kocaman parça peynirlerle doludur sadece peynir yanına süs konmaz. Peynir bıçağıyla herkes istediği kadar alır, dur ben sıze bunları küçük parçalara böleyim demeyin kibarlık olsun diye yoksa rituel bozulur. Peynirin cinsine göre beyaz yada kırmızı dördüncü kadeh şarap içilir. 2 parmağı geçmeyen kadehlerle 4 tane olsa bile aslında bizim hesaba göre 2 kadeh ve yavaş içtiginizden hafif bir neşe yerleşmiştir sarhoşluk ayıptır ve şaraptan anlamıyor damgası yersiniz:) Tatlı faslı için tatlı bir şarapkaldıysa şampanya yada likörler ikram edilir. Yemekten kalkılır, çikolata yanında sert bir hazmettirici calvados ile gece biter. Hala içecek haliniz kaldıysa bitki çayı yada kahve ikram edilir. Tüm gece boyunca 2-3 şişe hatta şarap beğenilmemişse 4 şişe açılır ama bitirmek için değil tadına bakmak için. Bayağı zorlandığım bir konsept olsa da ingiliz arkadaşlarımında benimle aynı kafada olduğunu görmek rahatlatıcı oldu. Onlarda bir şişe açıp bozuk değilse dibini görüyorlar mesela bir fransıza bir kadeh fazladan ikram edersen aa hayır sarhoş olurum diye reddeder. İngiliz Janet ben bunu anlamıyorum zaten amaç bu değil mi der? Hamilelik süt verme derken uzunca ara verdiğim şarapların tadına bakmaya yeniden başladım.
Yıllar içinde kendimi geliştirdim meyve aromalı şaraplardan tanen oranı yoğun şarapların tadına varmaya basladım ki bu noktada cok zengin bir dünyanın kapısı aralandı.


Bugün için şenlikte olan şaraplarla  (beaujolais, moelleux; beyaz sek ve rosé) ve Normandiya bölgesi içkileri elma şarabı cidre/cider, elma brendisi calvados tanıtımımıza başlayalım.





Normandiya iklimi dolayısıyla bağcılığa uygun değil onun yerini elma almış yüzyıllardır burda elma şarabı üretiliyor. Şaraplık elma günlük tükettiğimizden farklı bir tür ve tadı güzel değil. 40 kilo elmadan 26 kilo şıra elde ediliyor. Bu şıradan  26 şişe elma şarabi yapılabiliyor ya da 25 litresi damıtılarak imbikten çıktığı haliyle 1,9 kilo yüzde 70 oranında alkol içeren calvados elde ediliyor. Calvados daha sonra yıllandırılıp alkol oranı düşürtülerek yılına göre tadı değişen ağızda dolu dolu elma tadı bırakan çok sert bir içki haline geliyor. Elmanın yağ yakıcı özelliği dolayısıyla calva içen zayıf kalır diye bir inanış var pek beğeniyorum:)

Elma şarabı 6. yüzyıldan beri uretiliyormuş. Elma suyunun fermente edilerek alkol oranı yüzde 2-8 arası değişen neredeyse meyve suyu hafifliğinde bir içeçek. Arkadaşımın babasının söylediğine göre normanlar hep elma sarabı içer ve hasta olmazlarmış halbuki su içenler hasta olurmuş muhtemelen su o zamanlar hijyenik degildi ama elma şarabı zararlı mikrop vsyi öldürdüğünden kimseyi hasta etmiyordu.




Moelleux-Bu tip şaraplar çoğunlukla beyaz üzümlerin bağda daha uzun bırakılarak, yada üzüm salkımının kurutulmasıyla veya olgunlaşmış üzümlerin ilk donu yemesiyle şeker oranı arttırılarak litre başına 30- 50 arası şekerden oluşan bir şarap türüdür. Yüzde 50 den fazla şeker içerirse likörümsü şarap adını alır ki en favori kategorimdir ilerde bahsedecegim. Moelleux şekeri gayet yerinde içindeki üzümün aromasısnı bastırmamış inanılmaz lezzetli bir şarap. Genel olarak aperatif yada 5 çayında ! tatlı veya peynirine gore eşlikçi olarak kullanılıyor.  Güneydoğu Fransa bağlarında ekilen üzümlerden bu şaraplar elde ediliyor. Yine bir küçük üretici Gaskonya bölgesi Gers,  Lavardens köyünden kalkıp gelmiş kendi bağından elde ettigi üzümlerle yaptığı beyaz sek, moelleux ve rosé ve kırmızı şarpları satan Mösyö Jean-Paul Saint Pe ile beraberiz. Lavardens şatosu 12. yüzyıldan beri şarap üretiyor nesilden nesile geçen gelenek ile üretim yapılıyormuş. Toprak yapısı kil kalker ve taşlı olduğundan meyvemsi tadlı şaraplar sağlamaya uygunmuş. Moelluex'yi geçen seneden beri bekliyordum. Yine çok güzel sepaj gros-manseng, çok hoş ağızda uzun süre tadını muhafaza eden,i egzotik meyve tadları aldığımız hafif tatlı bir şarap.




Rosé- Hayır beyaz ve kırmızı şarabın karıştırılmasıyla değil (Fransa'da bu tip üretim yasak) cabernet franc ve merlot üzümlerinden elde edilmiş taze, meyvemsi, ferah, otantik bir şarap

Beyaz şarap-Beyaz ugni ve colombard cepajdan yapılmış parfümlü hoş bir şaraptı ancak casse ferique demir fazlası nedeniyle hafif  pas rengi tortu oluştuğundan satmadı adam. Bir şişe imzalı hatıra olarak aldık! Fransua'da bende daha önce böyle bir şey görmemiştik.



Burgonya (bourgogne/burgundy) bölgesi şarapları ayrı başlık hakediyor ona da ilerde yer vereceğim. Resimdeki dünya güzeli kocaman köpeğin adı Bakhüs idi şarap tanrısı:)


Gelelim herkesin bildiği beaujolais kırmızı şarabına. Kasımın 3. perşembesi tüm dünyada aynı anda piyasaya sürüllen bu şarap heyecanla beklenmesine karşın 1951 den beri tanınmaya başlayn turistik bir aktivite olmasi nedeniyle şarapseverler tarafından eleştiriliyor. En çok ihraç edilen ülke Japonya saat frkından dolyı Fransa'dan bıle önc Japonlar bojole içebiliyorlar. Ancak pazarlama taktiklerinin başarısı olarak anılabilir bu sükse yeryüzünde en çok tanınan fransız şarabı çünkü. Maceration sonrasında şişeleniyor. Yani üzümün küspesinin suyundan ayrılmasından sonra. Süzme, fermantasyon, meşe fıçılarda bekletme yok. Şıra,şarap arası  taze içilen bir şarap türü. Güney Fransa Lyon'nun  kuzeyinde ki birbölge Beajolais,yüzde 99 gamay kırmızı üzümüyle yapılan bu meyvemsi şaraba şaraptan anlayanlar dudak büküyor. Kırmızı orman meyveleri tadında, taze, fazla bir şey beklenmeyecek meyve suyu kıvamında bu şarabı ben seviyorum napiim:)



Marsilya'dan gelmiş,  şekerlenerek kurutulmuş meyve ve zeytin, zeytinyağı satan tüccardan, birinci soğuk sıkım, tortulu güzelim zeytinyağına bir servet ödeyip, yağda sarımsak ve zeytin ezmesi aldık. Şekerlenmiş meyvelere güzel görünmelerine rağmen yüz vermedik.




Sırasıyla bir tür yeşil zeytin; sarımsak; kivi; kumkat ve anjelik otu gövdesi şekerlemesi.
Festıvalin üçüncü ve son bölümü yarın:)

Bu arada Lavardin'i merak edenler asagidaki adrese bakabilirler.
http://www.villagesdefrance.free.fr/page_lavardin.htm


26 11 2009

Çocuk hakları, Bayram


Kulotta "popoya vurma karsiti acitmadi bile" yaziyor


Fransa'da geçtiğimiz haftq çocukların poposuna dahi vurmayı yasaklayacak yasa parlamentodan geçmedi. 47 Avrupa ülkesinden sadece 18'i çocukların poposuna hafifçe vurmayı dahi yasaklamışken Fransızlar  yuzde 82'lik yüksek bir oranla çocukların dövülmesine onay veriyor. Aklım almıyor Dolto'nun memleketinden çıkan sonuca bak. Burda kimse yumruklaşmaz yada dayak yiyen hayvan göremezsiniz ama iş çocuk olunca kötek hakkını savunuyorlar. Dolto der ki çocuklar bağımsiz birer bireydir. Birey olması demek şahsi hakları var demektir: bilinc, fikir ve ifade özgürlüğü vardır. Diğer şahıslarin olduğu gibi çocuğun bedenine ve özeline saygı duymak onu ilgilendiren konularda kararını dinlemek gerekir. Çocuğu ikna yoluyla adam etmek gerekir kötekle değil. Şimdilik fransız çocukları biraz daha bekleyecek, Isveç 1979'da yasaklamış çocuk pataklamayı Danimarka ona keza. Şimdi bu ülkelerin cocukları disiplinsiz mi? Hayır en medeni çocuklar bu ülkelerden yetişiyor. Geçen akşam Fransa ve Danimarka çocuklarını karşılaştırdılar. Ana okulunda 14 çocuğa 4 öğretmen duserken Fransa'da 2 tane ogretmen dusmekte. Ücretli doğum izni Danimarka'da 1 yıl, Fransa'da Turkıye'de olduğu gibi 16 hafta farkı babalarada doğum izni veriliyor olması. Danimarka'da ana okulunda tüm yemekleri bio ve okulun kendi mutfağında kekler, tatlilar dahil  hazırlaniyor. Cocuklar serbest agaçlara tırmanıyor atliyor zipliyor. Ana okulu öğretmeninin dediğine göre cocuklar deneme yanılma yoluyla öğrendiklerinden yasak yok çocuklara, buyuklere yaramazlik olarak gozuken cocuklarin ogrenme yolu yani zaten cocuklarin asla dinlemedikleri çıkma,yapma, zıplama, koşma yok.

Hayvanlarin kesilmesini sevmemekle beraber, birlik ve beraberlik icinde hosca vakit gecireceginiz iyi bayramlar  dilerim:)



Blog Widget by LinkWithin